NEDEN MİMARLIĞI BIRAKTIM VE BİLİŞİM SEKTÖRÜNE GEÇTİM?

Spread the love

1.Neden Mimarlık Fakütesini Seçtim?

2.Bugüne kadar neler yaptım mimarlığın iyi yanları neler?

3.Mimarlığı aslında neden bıraktım?

4.Neden bilişimi tercih ettim? Hangisi daha iyi?

Merhaba, ben Hale. Yaklaşık 5 yıl önce Mimarlık Fakültesinden mezun oldum.  Bu yazıyı yazdığım sırada aktif olarak mimarlığa devam etmiyorum. Veri Tabanı Uzmanı (DBA) olarak çalışıyorum. Neden mimar olmaktan vazgeçip bilişim sektörüne geçtiğim ile ilgili birçok arkadaşımdan soru alıyorum. Aslında sorular genel olarak şöyle geliyor. NEDEN VE NASIL YAPTIN? Akıllarda bu soru var çünkü birçoğu yazının devamında anlatacaklarım sebebiyle artık bu sektörde yer almak istemiyor.

1.Neden Mimarlık Fakütesini Seçtim?

Türkiye’de birçoğumuz tercih dönemlerimizde bilinçli seçimler yapamıyoruz.  Sınava girip de bir puan aldığımızda hayallerimize en uygun okulu seçmeye çalışıyoruz. Ben Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunuyum. Puanımı aldığımda, arada kaldığım birkaç şey vardı ve bunlar arasından mimarlığı seçerek devam etme kararı aldım. Bence önemli olan hayallerine giden yolda üniversite sadece bir kurumdu. Elbette ki kalitesi önemliydi lakin öncelik, sonuçta çıkan ürün olmuştu benim için. Ama tabi bazı sorunlar vardı. Örneğin; 2002’de olan Türkiye’deki krizde en çok darbe gören sektörlerden biri inşaattı. Dünya genelinde en çok popüler olan sektörlerden biri ise bilişimdi. Bilişim fakültelerini seçenler şuanda genel manada mutlu diyebilirim. Bu satırları okurken tercih döneminize geri gidip neleri farklı yapardınız diye düşünmenizi isterim. Benim durumumda geriye dönüp düşündüğüm zaman keşke mimarlık okumasaydım demiyorum. Hani şöyle derler ya, onu da yap ama hobi olarak yap diye 😊 Tam olarak öyle. Mimarlığı çok seviyorum ama hobi olarak yapmam gerektiğini anladım.

TED MOSBY-HOW I MET YOUR MOTHER 🙂

2.Bugüne kadar neler yaptım mimarlığın iyi yanları neler?

Bugüne kadar aslında hiç durmadan çabaladım diyebilirim. Tam olarak sektörden kopmam Ağustos-Aralık 2018 aylarında oldu. Bu zamana kadar İstanbul ve Ankara’da çalışma fırsatı buldum. Çalıştığım işleri genel olarak çok aradım. İyi olması için uğraştım. Kaderimin çabama bağlı olduğunu düşünerek hiçbir şeyin bana gelmesini beklemeden ben istediğim şeye gittim. Şimdi neler kazandım diye düşünürsek bu çabanın içinde bir kere hayatı çok güzel tecrübelerle yaşadım. Çalışmaya başladığımda 22 yaşımdaydım. 4 senede ustasından müteaahhitine kadar birçok kesimden insanı gördüm. Birçok küçük büyük proje görme ve gezme fırsatım oldu. Mimarım deyince, bakışların değiştiğini görmek çok hoşuma gidiyordu. Herkesin hayalimde olan meslekti demesi de çok hoşuma giderdi.

Bir de tabi mimarlığın aslında sadece bir meslek değil bir yaşam biçimi olduğunu görmem benim ufkumu daha da açtı. Yolda yürürken boş bakmadığımı, sokağı deneyimlediğimi hissediyorum artık. O sokağın bende bıraktığı hissiyatı hissediyorum. Sosyal sorumluluklarım vardı. Mesela engelliler için yapı tasarlamak, hastane projesinde topluma faydalı bir yapı ortaya çıkarmak, meydan projelerinde insanların keyif alacağı mekanlar oluşturmak çok hoşuma gidiyordu ve de bir nevi toplumsal sorumluluk aldığımı hissediyordum.

3.Mimarlığı aslında neden bıraktım?

Ben, biz mimarlarda şöyle bir şey görüyorum. Yıkılmadım ama ayakta da değilim. Okulun ve çevremizin bize öğrettiği bir şey var, ne olursa olsun sen bir mimarsın, havalı bir mesleğin var, bundan vazgeçme sakın 😊 Belki de bu düşünceler sadece bana hastır diye düşünüyorum. İnşallah öyledir.

Yıkılmadım ama ayakta değilim sözünün tam olarak inşaat sektörünün şuan da içinde bulunduğu durumu ifade ettiğini düşünüyorum. Sektörde o kadar çok bu işe sonradan başlayan insan var ki bizlere sıra gelmiyor. Müteahhit dediğimiz kişilerin, yeterlilikleri değil ne kadar paralarının olduğu ile iglili bir ölçüm var. 2-3 yıl öncesine kadar kuyumcu olarak parasını kazanmış yada tarlasını satıp kazanmış veya sanayide üretim yaparak parayı kazanmış bir insan kolaylıkla inşaat sektörüne atılıp 1-2 yıl içerisinde bu parayla inşaat yapıp 3-4 katına kolaylıkla katlayabiliyordu. Kazanmasında gözümüz yok lakin bu işin yapılabilirliğini görüp birçok insan inşaat işine girişti. Kalite düştü, herkes kendini mimar mühendis sanmaya başlayınca işin ucu koptu. Devlet nezdinde yeterliliği almamış olan insanlar projeler çizip imzalar attırıp işe koyuldular. Projelerin kalitesizliğinden tutun , mesleki kalitesizliğe kadar birçok konu patlak verdi.

Kalitesizliğin artmaya başladığı ortamda mimar ve mühendis de yara almaya başladı. Bizler tasarım yapmak isterken, maliyetten kısmak için, çizilen tasarım projeler bir kenara itiliyordu. Artık tasarım yapmayı bırakın mesleğimiz elimizden gitmesin diye susmaya başladık. Artan mimar ve mühendis sayısı da bizi vurdu. Mimarlık ilk 250 binden, İnşaat Mühendisliği ilk 300 binden öğrenci kabul etmeye başladı. Kontenjanlar arttırıldı. Kalite azaldı, insan sayısı arttı, maaşlar düştü, müteahhitin seçme şansı çoğaldı. 3bin tl ye çalışacak eleman bulamaması gerekirken, asgari ücretin altında teklifler edilmeye başlandı. Bu arada çalışma şartları çok iyi değildi,son zamanlarda krizin de etkisiyle iyice kötü oldu. Pazartesi-Cumartesi akşam 7 ye kadar olan mesailer insanların nefes almasına izin vermedi. Resmi tatilleri maalesef birçok firma yok sayarak çalışmaya devam ediyor hala.

Tabi bir de sektörün cilvesi var. Bazı firmalar projeler bittiğinde devam edecek işleri olmadığı için eleman çıkarmak zorunda kalıyorlar. İnsanları birkaç ay havuzda tutayım da daha sonra istihdam ederim ,elimdeki kaliteli elemanı tutayım tarzında bir bakış açısına sahip değiller. Paraları olsa dahi bu bakış açılarına sahip olmaları beni çok rahatsız ediyordu. Nihayetinde ben de bu ülkenin bir evladı olarak iyi şartlar içerisinde yaşamayı hakettiğimi düşünüyorum. Yarın işten çıkarılır mıyım diye düşünerek tasarımdan uzak maddi ve manevi sıkıntılar ile uğraşmak istemiyordum.

Buraya kadar yazmış olduklarım hep frmaların hatası gibi gözüksede, firmaların arasında gerçekten iyi niyetli olanlar da vardı. Çalışmaktan zevk aldığım yerler de oldu. Ama onları da kriz vurdu. Dolar arttı, malzeme pahalılandı, inşaatlar durmak ve eleman çıkarmak zorunda kaldılar. Küçük büyük tüm müteahhiti ve işvereni kriz vurdu. Çalışanları çıkarıp, firmayı kapatmak zorunda kaldılar.  Böyle bir ortam da ne yapabilirdim ki ? Oturup sızlanmayı bıraktım ve hayatımı değiştirmeye karar verdim.

Son olarak da işsizlik konusunada değinmek istiyorum. Ben mezun olduğumda ve İstanbul’a gittiğimde aynı gün 3 firmanın beni aradığını hatırlıyorum 2016-2017 yıllarında. Firmaların kalitesi ve yaptığı işleri gözetmeksizin bu sayının böyle olması bile çok iyi. Bu sayı sektörde iş yapan firma olduğunu gösterir. Fakat 2018 Eylül sonrası patlak veren kriz ciddi anlamda herkesi vurdu. İşten çıkartılanlar tekrar iş bulmakta zorlandı. Firmasını kapatanlar, borcunu ödeyemeyenler,geciken veya hiç yatmayan maaşlar olmaya başladı. İşsizliğin artması bardağı taşıran damla oldu diyebilirim benim için.

4.Neden bilişimi tercih ettim? Hangisi daha iyi?

Bilişimi tercih edeli 7 ay kadar oluyor. Bu alana girişim çevremdeki birçok insanın bilişim sektöründe olması sebebiyle biraz daha kolay oldu. Her başım sıkıştığında soru soracak birinin olması tabi ki bir artı olsa da internette her türlü kodu veya çözümü bulabiliyorum. Sektörde ihtiyaç olduğunu da söylemeliyim.  Devletimizin en son açıklamış olduğu 1 Milyon istihdam da bunu göstermektedir. Nitekim İK uzmanları da yetişmiş eleman sıkıntısı çekiyorlar. Ellerindeki personelleri de rahat ettirmek istiyorlar gitmemeleri için. Maaş skalaları yüksek. Birçok bilişim firmasının ofis ortamı, mesai ücreti, yemek, yol , özel sağlık sigortası gibi konularda inşaat sektöründeki birçok firmanın  üzerinde şartlara sahip olduğunu söyleyebilirim. Tabi ki artıları olduğu kadar bilişim sektörünün eksileri de bulunmaktadır. Örneğin teknolojinin çok hızlı gelişmesi sebebiyle bugün kullanmış olduğumuz teknoloji eski de kalıp yeni şeylere çok çabuk adapte olmamız gerekebilir. Bunu ben kendimi geliştirmek için bir fırsat olarak görsemde ileri yaşlarda yeni şeyler öğrenmek için vakit veya enerji konusunda sıkıntı yaşayabilir birçok insan.

Bu arada nasıl geçtiğimi ,neler yaptığımı merak ederseniz gittiğim kurs ile ilgili yazı:

Sonuç olarak benim kendime göre sebeplerim vardı gibi düşünsem de birçok arkadaşımın benzer şeylerden muzdarip olduğunu duyuyorum. Kendim de bu süreçler içerisinde bulundum.Tekrar tekrar aynı şeyler, yaşayıp farklı sonuç beklemektense yaptığım işi değiştirdim ve artık farklı bir sonuç bekliyorum. Mimarlık güzel bir meslek olsa da artık Türkiye’de önüzmüdeki 5 yıl için kotasının fazlasıyla doldurmuş durumda. Sizlere de tavsiyem; bakış açınızı değiştirin, umarım dünyanız değişecektir..

Sevgiler

4 thoughts on “NEDEN MİMARLIĞI BIRAKTIM VE BİLİŞİM SEKTÖRÜNE GEÇTİM?

  • 01/06/2020 tarihinde, saat 17:30
    Permalink

    Merhaba Hale Hanım,

    Öncelikle sizi tebrik ediyor ve başarılarınızın devamını diliyoruz. Müsaadeniz olursa bu yazınızı BilgeAdam Blog’da, kaynak göstererek yayınlamak ve daha sonra da sosyal medya hesaplarımızdan paylaşmak istiyoruz. Değerlendirip dönüş yaparsanız seviniriz.

    Sağlıklı günler,

    BilgeAdam Dijital

    Yanıtla
    • 02/06/2020 tarihinde, saat 10:57
      Permalink

      Merhabalar, güzel yorumlarınız için teşekkür ederim. Beğenmenize ve paylaşmak istemenize çok sevindim. Elbette paylaşabilirsiniz. Ne kadar çok insana ulaşırsa eminim ki etkisi o kadar büyük olacaktır. Bilge Adam Akademi’nin insanların hayatına dokunmasının devam etmesi dileğiyle..

      Sevgiler

      Hale Burçin Kara

      Yanıtla
  • 02/06/2020 tarihinde, saat 10:52
    Permalink

    Merhaba,
    Çok güzel ve aydınlatıcı bir yazı olmuş. Tebrik ederim, yeni kariyerinizde başarılar dilerim.

    Yanıtla
    • 02/06/2020 tarihinde, saat 10:58
      Permalink

      Teşekkür ederim 🙂

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir